Salavat-ı Şeriflerin Ehemmiyeti?

Salavat-ı Şeriflerin Ehemmiyeti?

Salavat-ı Şeriflerin Ehemmiyeti

إِنَّ اللَّهَ وَمَلَائِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا
İnnallâhe ve melâiketehu yusallûne alân nebiyyi, yâ eyyuhâllezîne âmenû sallû aleyhi ve sellimû teslîmâ(teslîmen).

innallâhe (inne allâhe) = muhakkak ki Allah
ve melâikete-hu = ve onun melekleri
yusallûne = salât ederler
alen nebiyyi (alâ en nebiyyi) = peygambere
yâ eyyuhâ = ey
âmenû = âmenû oldu, Allah’a ulaşmayı diledi
aleyhi = ona
ve sellimû = ve selâm verin, salât edin
teslîmen = teslim olarak, selâm ederek

(33) AHZÂB Suresi

Âyet – 56


 Kelime-i Şehadet
“Eşhedu en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden âbduhu ve Resuluhu.”

ve Kelime-i Tevhid

“La ilahe illallah, Muhammedün resulullah”

—————-

Goruyorsunuz,sevgili kardesler: Cenabi Hak Celle Celalühü ,kendi ismine habibini eklemis.

Sizler kanmayin ve inanmayin iman hirsizlarina ve hocayim alimim diye saklana nankorlere.
Bunlar oyle tatli tefsirler ve Diller ile ve websitelerinde Selavati ve Muhammed Mustafayi (s.a.v) Kucumsemeye,ve dusurmeye

ugrasirlarki,Iblis bunlara hayran kalir,fakat dogru yolda sanirlar kendilerini.

Peygambersiz Islam yok,Kuranda bunu beyan ediyor,bir kac yerde “uyun” derken.

Peygambersiz Namaz yok,bulun bes vakitide yazayim buraya.

Peygambersiz yol ve sunnet yok,fikih ve digerleri yok.

Hadis Serifleri zayif diye diye asil amac Peygamberimizi ve yolunu cikarmak ve Islami zayiflatmak.,

Peygamberimizin (s.a.v) son hutbesinden:”Ey müminler! “Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler Allahın kitabı Kur an-ı Kerim ve Peygamberinin sünnetidir. ” Simdi 100 bin kisi sahit oldugu veda hutbesinde,bunudami uydurdular o kadar kisi?..ve Sunnetime uyun derken ne anlasiliyor? Evet ahmaklar sunneti sayiflatin,peygamberi onemsemeyin Islami zayiflatin Ummetin imanini zevkini dinine sevketini calin.Sunneti nasil bilecegiz? Allah (c.c) razi olsun buyuklerimiz TITIZLIKLE bizlere ulastirmislar…tabiki simdiki cok bilenler yarim sayfa yazamiyanler..dininizi calanlar daha iyi biliyorya Tovbe Tovbe.

Ahmaklar,ibadet hadislerin zayifida tatlidir,ne zamanki ibadet,nafile namazlar vs vs bidat oldu,ibadet gunahmi yani?

1000 senedir,bizlere ulsasan yol buyuklerimizden,hatali olmusda bunlar daha iyi bilirmisler oylemi? Peygamberimizin dedigi gibi Kuran bogazlarindan gecmez,yani kalbe ruha inmez.

Peygamberimiz Ahlak ve haya sahibidi son derecede..fazlasindan nice sirlar ve kerametler ve dua etse alemler islama gelirdi,fakat ilahi kanuna karismadi ve hayirli dualariyla kul olmayi tercih etti,ve cemaati icin duasini kiyamete sakladi.Fakat Mubaregin arkasindan gelen Buyuklerimiz,Muahmmed Mustafanin (s.a.v) Tam olarak varisleri oldugu icin o havuzdan icip nice sirlar kerametler gosterdiler,aslinda resulun habibullahin buyuklugunu degerini gostermek icin Allah(c.c) katinda..fakat muhurlenmis ahmak kafalar kalbler halen anlamiyor:Bu yoldan gecen bazi buyuklerimiz:::

Ornek Buyuklerimiz;

Evliyalarimiz

       Mevlana Celaledin-i Rumi        

Şah-ı Nakşibend Hazretleri

Haci Bektas-i Veli

Yunus Emre

Aziz Mahmud Hüdâî

Semseddin Ahmed Sivâsî  

Sivâsi Abdülmecit Efendi

Ibrahim Hakki Efendi

Said Pasa Hazretleri

Molla Gürâni

Abdülhakim Arvas

Aslinda bu liste bitmez.

      Hadis Alimlerimiz

Imam-i Buhâri

Ibn-i Mace

Ebu Davud Süleyman

Imam-i Müslim

Imam-i Tirmizi

Imam Nesai

Ibn Hacer el-Askalanî

Dört büyük Mezhep Imamlari

1- İmam-ı Azam Ebu Hanife

2- İmam Malik İbni Enes

3- İmam Muhammed İbni İdris El-Şafiî

4- İmam Ahmed İbni Muhammed İbni Hanbelî

Gordugunuz gibi ,Hepisi peygamberimizin varisleri olarak nice mertebelere ulasmislar..onun havuzundan icerek biiznillah.

Allah(c.c) Aski ,ve Tanimak az olsada kus beynimiz ile,gorunuyorki peygamberimizin yolundan geciyor.Cenabi Hak oyle emretmis.

Yoksa Celaleddin Rumi,Asik Veysel,Suleyman Celebi hazretleri ve niceleri nasil oluyorda bukadar guzel eser birakmislar?

Peygamber aski ve siri olmazsa olurmuydu; Hangi dinde bukadar guzel alim,ahlak tevazu bilgi,ornek insan ve sahibi var?

Bir dusunun nekadar kitap ve ilim uzerine sayfalarca yazmislar,Imam Rabbani,Mevlana,Imam Gazali ve nice digerleri..gezen Kutuphaneler,

Baska dinide bulamazsiniz boyle..Bu da bir dogru yolun alametidir.

Ben size soyleyim..yokda yok..yuzde 1% bile cikmaz..Ha papaz tecavuzculari felan cikar durmadan haberlerde.

——————————

SÜLEYMAN ÇELEBİ VE MEVLİD

Bir gun ulu camide gorevliyken,kursuye cikan misafir iranli vaiz,

“Bakara” suresinin 285. âyetinde, mü’minlerin ikrârı olarak nakl olunan “Allah’ın peygamberlerinden hiç birini diğerlerinin arasından ayırmayız (hepsine inanırız)” meâlindeki âyeti kerimesini izaha çalışırken, Peygamberimiz Hz. Mu-hammed’i İsâ aleyhisselâmdan üstün tutmadığını söylemiş.

Halbuki aynı sûrenin 253. âyetinin “O peygamberler (yok mu?) biz onların kimine kiminden üstün meziyetler verdik. Allah, onlardan biri ile  söyleşmiş, birini de birçok derecelerle yükseltmiştir”  beyanında, enbiya arasında fark ve fazilet bulunduğu açıkça görülmekte olmasına rağmen, yapılan bu yersiz konuşma, cemaat arasında infiâl ve itirazlara yol açmıştır.

Suleyman Celebi Hazretlerimiz Pekala Gostericegim ahmaklara Zamani Geldi deyip ..Nice mevlidler ve Gunumuze gelerek halen meshur olan okudugumuz duydugumuz eserler yazmis ve kendinisini istemiyerek tevazu ile IFSA etmis..bu gune kadar herkes onu siradan cami imami sanmislar.

Simdiki Salavat dusmanlari yazsinlar bakalim boyle eserler,yazamazlar garanti.Dostlarimiz buyuklerimiz gibi degil.. ceyranlari kesik Mubarekden.

Dinliyelim Suleyman Celebi Hazretlerimizin yazdigi Meshurlarindan birini:

Söyleşirken Cebrâil ile kelâm
Geldi Refref önüne verdi selâm
Aldı ol şâh-ı cihânı ol zamân
Sidre’ye gitti ve götürdü hemân
Bir fezâ oldu o demde rûnümâ
Ne mekân var anda ne arz-u semâ

Kim, ne hâlidir, ne mâli, ol mahal
Akl ü fikr etmek o hâli fehmü hal
Ref’ olup ol şâha yetmiş bin hicâb
Nûr-ı tevhîd açtı vechinden nikâb
Her birisinden geçerken îlerû
Emr olurdu Yâ Muhammed gel berû

Âşikâre gördü Rabbü’l-İzzetî
Âhiretde öyle görünür ümmeti
Dedi kim matlûb ü maksûdün benem
Sevdiğin cân ile mâbûdün benem
Gece gündüz işler isyân kamû
Korkarım ki yerleri ola tamû

Yâ İlâhî, hazretinden hâcetim
Bûdurur kim ola makbûl ümmetim”
Ya Rasulallah
Hak-Teâlâdan erişdi bir nidâ:
Yâ Muhammed ben sâna kıldım atâ
Ümmetini sâna verdim ey habîb
Cennetîmi anlara kıldım nasîb

Zâtıma mir’at edindim zâtıni
Bîle yazdım âdım ile âdıni
Gel habîbim sâna müştâk olmuşam
Cümle halkı sâna bende kılmışam
Ümmetin olduğumuz devlet yeter
Hizmetin kıldığımız izzet yeter!”

Yâ İlâhi, saklagıl îmânımız
Verelim îman ile tâ cânımız
Afvedüb isyânımız kıl rahmeti
Ol habîbin yûzü sûyû hörmeti
Sâna lâyık kullarınla hemdem et
Ehl-i derdin sohbetine mahrem et

Hem Süleymân-ı fakîre rahmet et
Yoldaşın îmân makâmın cennet et
Yâ İlâhi, kılma bizi dâllîn
Bu dûâya cümleniz deyin âmîn
Ümmetinden râzı olsun ol muîn
Rahmetullâhi aleyhim ecmâin.

Merhum İsmail Biçer Hocamiz.26 mart 1998’de 51 yaşında iken bir trafik kazasında hayatını kaybetmiştir.Ruhuna Fatiha Hediyesi Unutmayiniz kardesler Allah (c.c) Razi Olsun.

Hz Kuranda Gecen Peygamberimiz (s.a.v) hakkinda bazi ayetler:
(Biz seni bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik; fakat insanların çoğu bunu bilmez.) [Sebe 28]

(Rabbinin sana verdiği nimetlerle mecnun değilsin. Senin için bitmeyen, sonsuz mükafat vardır. Elbette sen en büyük ahlak üzeresin.) [Kalem 2-4]

(Rabbin sana [çok nimet] verecek, sen de razı olacaksın!) [Duha 5] (Allah ve melekleri, Resule salevat getiriyor, iman edenler, siz de salevat getirin.) [Ahzab 56]

(Resullerden kimisini kimisine üstün kıldık.) [Bekara 253] (Nebilerden bazısını bazısından üstün kıldık.) [İsra 55]

Simdi kardesler fazlasi vardir Peygamberimizin hakkinda kuranda,hatta Muhammed suresi vardir.
Bazi kotu niyetliler Peygamberimizi kucumsemek icin bazi sureleri kullanirlar,digerlerini anmazlar.
Bilmezlerki Beser olarak Haya sahibiydi,ve Cenabi Hak orta yoldan uzmemek icin beserleigini ilan etti..fakat bu degilki Habibini Kucumsedi
Bu sirlar icinde anlayamazlar ahmaklar…ve Peygambere tapiyorsunuz derler ahmaklar.

Halbuki Cenabi Hakkin yolu habibinden gecer,cok basit.Yani Mubaregin ogrettigi yol cenabi hakdan isittigi,ve anayasa olarak Kuran basimizin uzerinde.



Cabir (r.anh) soyle buyurmustur:

– Ey Allah’ın Rasülü, dedim. Anam babam sana feda olsun, Allahû Teâlâ her şeyden evvel olarak neyi yaratmıştır? Bana haber verir misiniz?

Ve Nebiler Nebisi buyurdular;

– Ey Cabir! Allahû Teâlâ her şeyden evvel kendi nurundan senin peygamberinin nurunu yarattı. Ve o nur Allah’ın kudreti ile dilediği zamana kadar dönüp durdu. Ve o nur yaratılmadan levh, kalem, cennet, cehennem, melekler, gökler, yerler, güneş, ay, cinler ve insanlar yoktu. Allahû Teâlâ kâinatı yaratmak istediği zaman O nur’u dört parçaya böldü. Birinci parçadan Kalemi yarattı. İkinci parçadan Levh’i yarattı. Üçüncü parçadan da Arş’ı yarattı. Sonra dördüncü parçayı da yine dörde böldü. Birinci parçadan Arş’ı taşıyan melekleri, ikinci parçadan kürsüyü, üçüncü parçadan diğer melekleri yarattı. Ve dördüncü parçayı yine dörde böldü. Birinci parçadan gökleri, ikinci parçadan yerleri, üçüncü parçadan cennet ve cehennemi yarattı. Dördüncü parçayı tekrar dörde böldü. Birinci parçadan müminlerin gözünün nurunu yarattı, ikinci parçadan gönüllerin nurunu yarattı(ki bu nur ile ALLAH bilinir.), üçüncü parçadan ise müminlerin ünsiyetlerinin nurunu yarattı ki bu nur, “La ilahe illallah Muhammedur Rasülullah “ şeklinde olan tevhid kelimesidir.
Bu hadis-i şeriften anlıyoruz ki kâinatta ilk ve her şeyden önce yaratılan Sevgililer sevgilisi Rasulullah(s.a.v.) efendimizin mübarek Nurlarıdır. Bütün kâinat ise O’nun nurundan yaratılmıştır. O olmasaydı âlemlerde olmazdı. Kuran-ı Azimüşanda Allahû Teâlâ mealen buyuruyor ki;

– Biz seni (Habibim) âlemlere (başka bir şey için değil) ancak rahmet için gönderdik. Buyurmuştur. Rabbimiz O’nu öyle bir sevmiştir ki onun sebebine alemleri halk etmiştir. Yine Rabbimiz efendimize hitaben buyurur ki; -Sen ne kadar yüce bir yaratılışa sahipsin!
İmam Ahmed, İmam Buhari ve Ebu Naim rivayet ediyorlar ki; Bir gün sahabelerden Meysara, Rasuller serverine sordu:

-Ey Allah’ın Rasülü sen ne vakit peygamber oldun? Buyurdular:-Adem ruh ile ceset arasında iken.. Bir başka hadis-i şerifte efendimiz buyurmuşlardır ki;-Ben peygamberdim, Adem(a.s.) ise henüz ruh ile ceset arasında bulunuyordu.
Âlemlerin Rabbi, Habibinin nuruna diğer Peygamberlerin nuruna nazar etmesini emretti. Haibibinin nuru hepsini kuşattı. Gelecek zamanın peygamberleri sordular:

-Ey Rabbimiz. Nuru bizi kuşatan bu varlık nedir? Kimdir?-O, benim sevgilimin nurudur. Eğer siz ona inan ve bağlanırsanız peygamber olursunuz.-O’na ve Nebiliğine inandık.-Şahid olayım mı?- Ol Ya Rabbi.

==================================

“Levlâke levlâke Lema halaktül-eflâk = Sen olmasaydın, sen olmasaydın, Ben âlemi yaratmazdım.” sözü; İslâm ümmetinin âlimleri ekseriyetince kudsî hadis olarak biliniyor.

LÜTFEN OKUYUNUZ

Âdem aleyhisselam, Arş’ta gördüğü nurun mahiyetini sual etti Hak teâlâ buyurdu ki: (Bu nur, gökte Ahmed, yerde Muhammed denilen, zürriyetinden bir peygamberin nurudur O olmasaydı, seni de, yer ve gökleri de yaratmazdım) [Mevahib-i ledünniyye]

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bir hadisi kudsîde :
“ALLAH : “Seni kendi nurumdan, diğer şeyleri de senin nurundan yarattım.”buyurdu” buyurmuştur. (Îmân Ahmed, Müsned IV-127; Hâkim, Müstedrek II-600/4175; İbni Hibban, El İhsân XIV-312/6404; Aclûnî, Keşfü’l-Hâfâ I-265/827)

Allahü teâlâ yine buyuruyor ki:
(Ya Âdem, Muhammed aleyhisselamın ismi ile her ne isteseydin, kabul ederdim O olmasaydı, seni yaratmazdım) [Hakim]

(Allahü teâlâ, İbrahim’i halil edindiği gibi beni de halil edindi) [Mevahib-i ledünniyye]
(Demek ki Resulullah, hem Habib, hem Halil olan bir peygamberdir.)

(Ey Resulüm, İbrahim’i halil [dost], seni de habib [sevgili] edindim. Senden daha sevgili hiçbir şey yaratmadım. Senin, benim indimdeki yüksek derecenin bilinmesi için, dünyayı ve dünya ehlini yarattım. Sen olmasaydın, kâinatı yaratmazdım.) [Mevahib-i ledünniyye]

Hadis-i şeriflerde de buyuruluyor ki:
(Âdem aleyhisselam Cennetten çıkarılınca, ya Rabbi, Muhammed aleyhisselamın hürmetine beni affet diye dua etti Allahü teâlâ ise, [ne cevap vereceğini bildiği halde, cevabını da diğer insanların duyması için] “Ya Âdem, onu henüz yaratmadım Nereden bildin?” buyurdu Âdem aleyhisselam da, Arşta “La ilahe illallah Muhammedün Resulullah” yazılı olduğunu gördüm Anladım ki, şerefli isminin yanına ancak en çok sevdiğinin, en şerefli olanın ismini layık görürsün dedi Allahü teâlâ buyurdu ki: “Ya Âdem doğru söyledin O bana insanların en sevgilisidir Onun hürmetine dua ettiğin için seni affettim Eğer Muhammed aleyhisselam olmasaydı, seni yaratmazdım”) [Taberani]

Mirac’da Allahü teâlâ, Peygamber efendimize, (Senden başka her şeyi senin için yarattım) buyurunca, Resulullah sallallahü aleyhi ve sellem de, (Ben de senden başka her şeyi senin için terk ettim) dedi (Mirat-i kâinat) denilmektedir”

Şu halde Peygamber efendimiz hem habibdir, hem halildir

Mektubat’ın farisi haşiyesinde, bu hadisin Deylemi’nin Firdevsi’nde bulunduğu bildirilmektedir Deylemi de, Buhari ve diğer muhaddisler gibi, meşhur ve muteber bir hadis âlimidir
Mektubat-ı Rabbaninin 3cildinde, (Sen olmasaydın Cenneti yaratmazdım), (O olmasaydı kâinatı yaratmaz, rububiyetimi izhar etmezdim) kudsi hadisleri de bildirilmektedir

(Levlâke levlak lema halaktül eflak = Sen olmasaydın kâinatı yaratmazdım) kudsî hadisi, Marifetname’nin ön sözünde, Yusuf-i Nebhanî hazretlerinin Envar-ı Muhammediyye kitabının 13. sayfasında ve İmam-ı Rabbanî hazretlerinin Mektubat’ının 122. mektubunda vardır. Mektubat’ın Farsça haşiyesinde, bu hadisin Deylemî’nin Firdevs’inde bulunduğu bildirilmektedir. Deylemî de, diğer muhaddisler gibi, meşhur ve muteber bir hadis âlimidir. Alusi bile (Galiyye) kitabında bildiriyor. Mektubat-ı Rabbanî’nin 3. cildinde, (Sen olmasaydın Cenneti yaratmazdım) ve (O olmasaydı kâinatı yaratmaz, rububiyetimi izhar etmezdim) kudsî hadisleri de bildirilmektedir. İkinci binin müceddidi İmam-ı Rabbânî, İmam-ı Taberanî, İmam-ı Hâkim, İmam-ı Deylemî, Marifetname kitabının sahibi İbrahim Hakkı Erzurumî, Mevahib-i ledünniyye sahibi imam-ı Kastalanî, Yusuf-i Nebhânî hazretleri gibi büyük zatların, yalan söyleyebileceklerini veya sahih hadisle uydurma hadisi ayırt edemeyeceklerini zannetmek, ne kadar çirkindir.

Bu kadar Ehl-i sünnet âliminin bildirdiği sahih bir hadis-i kudsîyi inkâr edenin, o âlimlere inanmayanın, Resulullah’ın övülmesine tahammül edemeyen bir mezhepsiz olduğu pek açıktır. 

Bir insan, Kur’ân-ı Kerîm ve Sünnet-i Seniyyeye tâbî olmadan, Gönlü Rasûlullâh Efendimiz’in rûhâniyetiyle dolmadan ve O’nun örnek hayatıyla istikâmetlenmeden kâmil bir mü’min olamaz

Hazret-i Mevlânâ -Kuddise Sirruhu– buyurur:
“İki dünyâ bir gönül için yaratılmıştır! «Sen olmasaydın, Sen olmasaydın bu kâinâtı yaratmazdım!» ifâdesinin mânâsını iyi düşün!”Önceleri bir hristiyan iken, hakîkat-i Muhammediyye’yi idrâkin hazzına ererek gözü yaşlı, gönlü duygulu bir mü’min ve bağrı yanık bir Peygamber âşığı hâline gelen Yaman Dede Allâh Rasûlü’ne olan hasretini ne güzel ifâde eder:Susuz kalsam yanan çöllerde cân versem elem duymam,
Yanardağlar yanar bağrımda ummanlarda nem duymam,
Alevler yağsa göklerden ve ben messeylesem duymam,
Cemâlinle ferah-nâk et ki yandım yâ Rasûlallâh!
—–

SALAVAT-I ŞERİFE GETİRMENİN FAZİLETİ

HAKKINDA HADİS-İ ŞERİFLER

 

     Allah Resulü(s.a.v.) buyuruyor:

(Burda bu fakirin yeri degil fakat..  ekleyim kardesler Allah Resulü(s.a.v.) niye buyuruyor bunlari? Cunku bizi sevdigi icin.

Bizlere acidigi icin,bizlerin kazanmasi icin,bizleri dusundugu icin)

  • Dua ile sema arasında bir engel vardır.Üzerime salavat getirilince engel açılır, DUA YERİNE ULAŞ

 

  • “Üzerime bir günde bin defa salavat getiren kimseye cennetteki makamı gösterilmedikçe ölmez.”

 

  • “Bana en yakın olanlar, üzerime en çok salavat getirenler olacaktır.”

 

  • “Her kim, farz namazını kıldıktan sonra bana on defa salevat okursa, Allah Teala, onun namazını kabul buyurur. Onun bu namazını Adem’e secde eden meleklerden daha üstün meleklerin makamı olan İlliyyine ulaştırır.O makamdan bir melek şöyle seslenir:

 

-Artık dileğin neyse dile, her dileğin yerine getirilecektir.”

 

  • Vefatımdan sonra sizden kim bana selam gönderirse Cebrail(a.s.) gelir ve bana şöyle der:

-Ya Muhammed! Ümmetimden falan kimsenin sana selamı var.Bana karşılık ben şöyle selam alırım:

-Benden de ona selam olsun.Ayrıca onun için Allah’tan rahmet ve bereket diliyorum.”

 

  • Kim altından kalkamayacağı güç bir işle karşı karşıya gelirse, üzerime çok çok salavatı şerife getirsin.Çünkü Allahü Teala, üzerime getirilen salavat-ı şerife sebebi ile onun sıkıntılarını, kederlerini giderir, rızkını çoğaltır, Allah’ın yardımı ile muradına nail olur.”

 

  • “Kıyamet gününde, katımda insanların en değerlisi, bana en çok salatü selam getirenlerdir.”

 

Allah Resulü(s.a.v.) buyuruyor:

  • İsmimi duyunca salavat getirmeyen insanların en cimrisidir.”

 

  • “Adımı duyunca salavat getirmeyen, insanların en acizidir.”

 

 “Üzerime salavat getirmeden dağılan bir topluluk pişman olacaklardır.”

 

  • “Adımı duyunca salavat getirmeyen, insanların en acizidir.”

 

  • “Üzerime salavat getirmeden dağılan bir topluluk pişman olacaklardır.”

 

  • “Adımı duyunca salavat getirmeyen, yüzü koyun sürünsün.”

 

  • “Üç kişi yüzümü göremeyecektir.Ana babasına isyan eden, sünnetimi terk eden, üzerime salavat getirmeyen.”

 

  • “Adımı işitip te salavat getirmeyen, sonu mutsuz kimsesizdir.”

 

  • “Cuma günü ve geceleri üzerime yüz defa salavat getirenin Allah Teala otuzu dünyaya, yetmişi ahirete ait olmak üzere yüz hacetini kabul eder.”

 

  • “Sırat üzerinde kalmış hurma yaprağı gibi tirtir titreyen bir adam gördüm. O anda üzerime getirdiği salavat-ı şerife gelip bu durumdan onu kurtardı.”

 

  • “Meclislerinizi salavat ile süsleyiniz.”

 

  • “Cuma günü üzerime seksen defa salavat getirenin seksen senelik günahı affolunur.”

 

  • “Karşılaşan iki mü’min salavat getirerek musafaha ederlerse, geçmiş ve gelecek günahları bağışlanır.”

 

  • “Üzerime yüz defa salavat getirene, Allah(c.c.) bin defa rahmet nazarı ile bakar.İştiyakla daha fazla getiren için kıyamet gününde şefaat ve şahitlik ederim.”

 

  • “Üzerime salavat getirirseniz, Allah ta sizin üzerinize salavat getirir.”

 

  • “Cuma günü kim bana seksen kere salat getirirse seksen yıllık günahı bağışlanır.Kim de günde beş yüz defa bana salavat getirirse asla kimseye muhtaç olmaz.”

 

  • “Muhammed isminin anıldığı yerde, işten kimse hemen kendine gelip baş parmağı ile yanındaki parmağını gözlerine sürüp üzerinde gezdirirse, artık o kimse hiç göz ağrısı görmez, onun gözlerine zarar gelmez.”
  • “Eğer kalplerin öldüğü gün kalbinin ölmesini istemiyorsan, bir günde on defa şu ilahi isimleri oku: “Ya Hayyu ya Kayyum” Sonra hiç yorulmadan bana her gün salavat getir.”

 

Allah Teala buyuruyor:

-Ey Muhammed’im! Arş-ı A’la’dan yedi kat yerin altına kadar bütün mülkümü sana feda ettim.Onların hepsi benim rızamı istiyorlar.”

 

Hazreti Aişe(r.anha) validemiz şöyle buyuruyorlar:

 

“-Bir hacet gidermenin anahtarı, hacet arz etmeden önce sunulan hediyedir.” Sözlerine devam ederek: “Allah’a hamd ü senada bulunarak O’nun rızasını almış oluruz.

 

Efendimiz(s.a.v)’e salat ve selamda bulunursak o hacetin gerçekleşmesinde, Allah katında bizlere şefaat ve yardımını sağlamış oluruz. Zira Hakk Teala Kitabı’nda şöyle buyururyor:

 

“Allah’a yaklaşmak için vesileler arayın.”

 

Salavat getirmenin fazileti hakkında İmam-ı Şarani Hazretleri şöyle buyuruyorlar:

 

“-Büyük veli Aliyyül Havass’ın şöyle konuştuğunu duymuştum”: “Allah’tan bir şey isteyeceğiniz zaman,Allah Resulü(s.a.v.)’in adıyla o şeyi isteyiniz ve şöyle dua ediniz”:

 “Ey Allah’ım! Sevgili Peygamber’in Muhammed Mustafa(s.a.v.) hürmetine senden şunu isterim.” Şeklinde dileğinizi arz ediniz. Çünkü Allah’ın bir meleği vardır ki, bu isteğinizi anında Efendimiz (s.a.v.)’e bildirir ve O’na: “Filanca kişi, şu haceti için senin Allah katında aracı olmanı istemektedir.” der.

 

 Hazreti Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in dua ve istekleri Allah Teala tarafından geri çevrilmez.”

 

Peygamber (s.a.v.)’e salat getirmek, aynı zamanda cennette onunla buluşup sohbet etmeyi sağlar.

 

Şeytan çok ibadetlere el uzatır, lakin salavatı şerifeye el uzatamaz. Çünkü Ruhaniyet-i Peygamberi, salavat-ı şerife getirilen yerde bulunur.

 

Hazreti Peygamber’in feyz ve ruhaniyetinden istifade etmek için  mübarek salavat-ı şerifeler iştiyakla çokça okunmalıdır.Emeği az,derecesi çok yücedir.

     Dileği olan bir kimse ihlaslı kalp ile Resulü Ekrem(s.a.v.)’in üzerine 1000   defa salat ü   selam getirirse, Allah onun dileğini yerine getirir.

 

ALLAH RESULÜ’NÜ SEVMENİN ALAMETLERİ

 

1.Her halinde ve bütün hareketlerinde  ona uymak; sünneti ile amel etmek.Edebiyle edeplenmek. Ahlaklanmak. Boyasına boyanmak.Men ettiği şerlerden uzak olmak. Neşesinde, teessüründe ve her işinde onun yolundan ayrılmamaktır.

 

2.Onu çok anmak, mübarek ismini dilinden bırakmamaktır.Zira: “Kim bir şeyi çok severse, onu anar.”buyurulmuştur.

 

3.Ona kavuşmayı iştiyakle arzu etmek: ölümden korkmamaktır.Çünkü sevenler sevdiklerine kavuşmayı candan arzu ederler.

 

4.Efendimiz (s.a.v.) anıldığı zaman hürmet ve ta’zimde bulunmak, salavat-ı şerife getirmek. Zatı kadar ismine ve yadına da sevgi duymaktır.Sahabe-i kiram, onun ismi anılınca tüyleri ürperir, yanındaymış gibi huşu duyar, ağlardı.

 

5.O’nun sevdiği her şeyi kayıtsız şartsız sevmek. Bilhassa ehli beytine noksansız muhabbet duymak.Bütün sahabeyi, sevgi ve hürmetle anmak,hiçbirine buğzetmemektir.Hususi ile amcaları Hazma ve Abbas, torunları :Hasan ve Hüseyin (r.anhüm) hazretlerine, çoşkun sevgiyle bağlı olmak, imana gıdadır.

 

6.Allah’a ve Resulü’ne buğzedenlere buğzetmek, düşmanlarını sevmemek. Onun dini ve sünnetine hakaret edenlerden ve ehl-i bidatten nefretle uzaklaşmak.Velev onlar,babaları bile olsalar.

 

7.Kuran-ı Kerim’i çok sevmek, hükümlerine uymak.Emirlerini tutup nehiylerinden kaçmak.Kuran ahlakı ile ahlaklanmaktır.Çünkü Aişe(r.anha) validemiz: “Resulüllah (s.a.v.)’ın ahlakı Kur’an’dı.”diyor.Onu çok oku mak ve çocuklarına okutmak da bu sevginin şartıdır.

 

Büyük velilerden Abdullah Tüsteri Hazretleri diyor ki : “Allah sevgisinin alameti Kur’an’ı sevmek, Kur’an  sevgisinin alameti Resulüllah (s.a.v.)’ı sevmek. Resulüllah (s.a.v.)’ı sevmenin alameti sünnetini sevmek, sünnet sevgisinin alameti ahireti sevmek ve dünya sevgisini kalbe sokmamak.Bunun alameti ise; ebedi hayata hazırlanmaktır.”

[alert-announce]Buraya Kadar Anlayan Kalbine Sindirdi,Anlamiyana Hidayet Dileriz.Bu Konuda Kelam Bitmez[/alert-announce]

Kelime-i Şehadet
“Eşhedu en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden âbduhu ve Resuluhu.”

ve Kelime-i Tevhid

“La ilahe illallah, Muhammedün resulullah”

Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed.

Her Madde ve Zerre Allah‘ın (c.c) izniyledir.

Summary
0 %
User Rating : 5 (1 votes)